Canınızı sıkacak hiçbir şey sizden büyük olamaz!

Ülkemize ve dünyamıza büyük olumsuzlukların pompalandığı, her taraftan kin, nefret, savaş çığlıklarının yükseldiği şu ortamda, evrene olan borcumuzu hiç olmazsa olumlu düşünerek, evrene olumlu enerjiler vererek yerine getirelim, unutulan ve kimsenin bize hatırlatmadığı aşağıdaki gerçekleri hatırlayalım.

Ülkemize ve dünyamıza büyük olumsuzlukların pompalandığı, her taraftan kin, nefret, savaş çığlıklarının yükseldiği şu ortamda, evrene olan borcumuzu hiç olmazsa olumlu düşünerek, evrene olumlu enerjiler vererek yerine getirelim, unutulan ve kimsenin bize hatırlatmadığı aşağıdaki gerçekleri hatırlayalım.

  • Ahlak, dürüstlük, şeref, onur, vakar, haysiyet, çalışkanlık, cesaret, üretkenlik, verimlilik, paylaşımcılık, OLUMLULUK gibi bütün güzel özelliklerin insanın DOĞAL hali olduğu,
  • İnsanda sıkıntı, huzursuzluk, mutsuzluk, OLUMSUZLUK, verimsizlik, beğenimsizlik, kin, nefret, kıskançlık, cimrilik gibi olumsuz özelliklerin doğal yapısında olmadığını, bu tür özelliklerin sonradan ve çevremizden aldığımız etkiler sebebiyle kazanıldığını, doğal halimize dönmemizle hepsinin kendiliğinden yok olacağını,
  • Neyi düşünürsek o şeyin etkisine girdiğimizi, nasıl düşünürsek hayatımızın o şekilde yönlendirmeye etki edebileceğimizi,
  • Olabildiğince olumlu ve umutlu düşünerek, konuşarak doğaya ve çevremize güzellikler verebileceğimizi, etrafımızı ve hayatımızı değiştirmenin büyük oranda kendi elimizde olduğunu,
  • Bütün güzelliklerin içinde bulunulan AN da olduğunu, geçmişin bitmiş, geleceğin ise meçhul olduğunu,
  • Kilit noktanın DİKKAT olduğunu, dikkatimiz yerinde olmadığı zamanlarda sürekli gezdiğini, gezerken de hep sevmediği yerlere gittiğini, dikkatimiz yerinde olmadığı zamanlarda verimsiz olduğumuzu, anlama, dinleme, konuşma gibi bütün yeteneklerimizi azalttığını,

LÜTFEN TANIDIĞIMIZ HERKESE ANLATALIM.
OLABİLDİĞİNCE OLUMLU DÜŞÜNMEYE VE OLUMLU KONUŞMAYA ÇALIŞALIM.
UMUTSUZLUK YIKIMDIR, UMUT AYDINLIKTIR.

İnsanları olumlu ve umutlu düşünmeye sevk ederek bu güzelliklere yöneltirken aslında kendimizi de olumlu düşünme ve davranmaya yönelttiğimizi, yani en büyük faydayı yine kendimize yapmış olacağımızı göreceğiz.

Bu yazıyı tanıdığınız insanlara göndererek insanları olumlu düşünceye sevk edelim. Hayatlarımızı olumluluk ve güzellik üzerine kuralım. Öğrenelim, öğretelim, toplumsal paylaşımda yerimizi alalım. Unutmayalım biz evrene yararlı olduğumuzda, onun dönüp dolaşıp geleceği yer yine biz olacağız.

Sevgiyle kalın...

“Güzellik görülende değil, görendedir”

“Canınızı sıkacak hiçbir şey sizden büyük olamaz”


AŞAĞIDAKİLER İÇİNİZDEN BAZILARINA:

bu yalnız olanlara: aşk bir kelebek gibidir. peşinden koştukça hep senden kaçar... en iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir... aşk mutlu eder, bazen de üzer... ama aşk özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer...

bu sevgilisi olanlara: aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir. seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır..

bu çapkın olanlara: sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme.. içinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme.. kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme.. sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme.. çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir.

bu evli olanlara: seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir. "neredesin" yerine "ben buradayım" diyendir.. "nasıl yaparsın" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir.. ve aşk "keşke" yerine daima "iyi ki" diyendir...

bu evlenmek için gün sayanlara: bir kadın ve bir erkeğin birbirleri için ne kadar uygun olduğu, birlikte geçirdikleri zamanın değil, birbirlerine duydukları aşkın ne kadar sürdüğüyle anlaşılır.

bu kalbi kırık olanlara: kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer.. ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir.

bu aşık olmaktan korkanlara: aşka düş ama tökezleme.. anla ama bekleme... paylaş ama isteme. yaralan ama asla acıyı içinde büyütme...

bu sevdiğini fazla sahiplenenlere: sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa, o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir..

bu aşkını itiraf etmeye çekinenlere: sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir.. sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir.. ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç fırsat vermemektir..

ve bu da dönmeyecek birini hala bekleyenlere: hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır.. ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır... senin aşkını bu gün hak etmeyen, bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir... bırak, gitsin...

(Şirince Paylaşım / Anonim)